Kamuoyu Bildirisi

CHP, Türkiye'nin Birlestirici Gücü

Uzun bir AKP İktidarı döneminde ülkemizin tüm değerleri ve kazanımları üzerinden nasıl da silindir gibi geçildiğine tanıklık ettik. Bu tanıklıkları kah tutsak edilerek, sürülerek, görevden alınarak, evlerimiz yıkılarak, kah toprağımız, suyumuz, madenimiz satılırken yaşadık. Bu süreci onlarca kez patlamalarla, operasyonlarla, saldırılarla yaralanarak ve ölerek yaşadık. Bu uzun AKP İktidarı sürecinde içeride toplumun ve devletin tüm kesimleriyle kavga; dışarıda kavga etmedik, sorun yaşamadık ve hatta savaş noktasına gelmediğimiz hiçbir ülke ve çevre bırakmadılar. Suriye’de savaşıyoruz bile.

Tüm bu sıkıntılar ve acılar yaşanırken gerek AKP, gerek devleti ele geçirmeye çalışan Fetullah Gülen ve diğer cemaatler elbirliğiyle, büyük bir şehvetle ve ortaklaşarak hareket ettiler.

Bütün bu sıkıntılı geçmişten sonra 15 Temmuz darbe girişimi yaşananların üzerine tuz biber eklemiş, bugüne kadar kurulan tezgahları görünür kılmıştır.

İktidarı elinde bulunduranların tüm bu süreçlerde; “kandırıldık, aldandık, Milletimiz ve Rabbimiz bizi affetsin” yollu açıklamaları yaşananları ve sorumluları göstermek adına öğretici, aydınlatıcı ve ibret vericidir.

Bilinmelidir ki bu açıklama ve itirafların hukuk devletlerinde bir karşılığı ve bağlayıcılığı yoktur. Özür dilemek için sıraya giren bu sorumluların hukuk devletlerinde mahatabı mahkemelerdir.

Önümüzdeki tablo ne ve nasıl olursa olsun, kesin olarak bir durum tespiti yapmak zorundayız. Sadece İktidarı değil, yıllarca ve aşikar şekilde “ne istediniz de vermedik diyerek” AKP kanalıyla devlete yerleştirilen Cemaat’in uluslararası destek aldığı aşikar olan 15 Temmuz darbe girişimi, aynı zamanda Cumhuriyeti ve Cumhuriyetin kazanımlarını hedef almıştır.

Ancak asıl söylenmesi gereken tüm bu yaşananlardan iktidar erkini elinde bulunduran AKP’nin sorumlu olduğudur!

AKP, Ülkemizin yaşadığı bu ağır, karanlık ve kanlı süreci sanki kendi sorumluluğu değilmiş gibi algı yaratarak ve bizlere “ölümü gösterip sıtmaya razı etmek” gibi taktik ve ayak oyunlarıyla yeni bir dizayn peşindedir. Ama bugüne kadar Cemaat-AKP ittifakının yarattığı süreçlerde yaşadıklarımız nasıl ölüm olduysa, bugün AKP’nin öncülüğünde bu ülkeye ve halkımıza dönük uygulamalar da ölümdür. Görevden almalar, tasfiyeler, el koymalar, gözaltılar, tutuklamalar; eğitim, sağlık, yargı, polis, askeriyenin dizaynı, Anayasa’nın, Meclis’in, medyanın, ticaretin, kişi hak ve özgürlüklerinin OHAL uygulamalarıyla tek elden idare edilmesi bizatihi toplumu öldürmenin en görünür halidir.

Bugün bu uygulamalar AKP eliyle yaşama geçirilmekte, darbe girişimi AKP tarafından bir fırsat olarak değerlendirilmektedir. AKP tıpkı devlete yerleştirdiği ve pusuda bekleyen diğer cemaatler gibi kendi doğasına uygun olarak amacına ulaşana kadar her türlü kılığa giren oportonist bir hareket ve uygulama içindedir.

Bize, Partimiz CHP’ye düşen, AKP ile bir ittifak içinde olmak, onlarla ittifak görüntüsü vermek olmamalı ve en azından seçmenimizin kurduğu bu mesafeyi tutarlı bir şekilde oluşturmaktır.

Partimiz her zaman ve özellikle bu dönemde kendine ittifak olarak toplumun ezilen kesimlerini, sendikaları, aydınları, entellektüelleri seçmeli; bağımsızlık, özgürlükler, demokrasi, laiklik ve Evrensel İnsan Hakları temel şiarı olmalıdır.

Ülkemizin içeride ve dışarıda yaşadığı bu sıkıntıları başka türlü aşma ve çözme yolu yoktur.

AKP ve AKP şürekasından ne bize, ne toplumumuza, ne de bölgemize, bugüne kadar gelmediği gibi, bugünden sonra da bir hayır gelmez!

 

CHP Hollanda Birliği

6 Eylül 2016, Salı